Salı, Temmuz 28th, 2009

ev sahibi

Gazetelerde 3. sayfaya haber olmak çok kolay bişey.
Gerekli malzeme;
1 adet ev sahibi,
1 adet kiracı.

o kadar.

4 yorumlar » kategori Hayat by omurdenden at 19:35.

başa dön

Salı, Temmuz 28th, 2009

twitter

web 2.0 manyağıyım. Twitter’ın şu başarısını anlayamayışım, ilk okul 5 teki çocuğun çarpım tablosuna mal mal bakışından farksız…

yorum yazın » kategori Hayat by omurdenden at 19:33.

başa dön

Salı, Temmuz 28th, 2009

Bu evrende bir tozsun
Tarih seni unutsun
Haydi gel içelim..

3 yorumlar » kategori Hayat by omurdenden at 19:31.

başa dön

Salı, Temmuz 7th, 2009

Mabel Matiz

Last.fm’de birçok kez rastlamıştım aslında bu fotoğrafa. Hem sanatçı olarak, hem bazı kullanıcıların profillerinde yorumlarda.. Dikkat çekici ve akılda kalıcı bir çizim olsa da zahmet edip dinleme gereği duymamıştım. Halt etmişim.
mabelmatiz.jpg

Nasıl olduysa girdim bu sefer MySpace sayfasına

Nasıl anlatsam bilemiyorum. Sözlerden mi başlamalıyım, müzikten mi, amatör kaydın insana verdiği huzurdan mı,  bende bıraktıklarından mı… 90′larda çocukluğunu geçiren, türk pop müziği dinleyen, o müziğin nerelerden bugünlere geldiğini bilen ve takip eden biri olarak; beni alıp o yıllara götüren, o duru sesiyle kalbimin en derinlerine işleyen Mabel… Uzay Heparı’ya olan saygısı ve özlemi bile neden sende çok şey bulduğumun özetidir.

Şüpheli Şarkının Şairi, ve Arafta’yı dinleyip kendinizi bırakın.

http://www.myspace.com/mabelmatiz

http://www.last.fm/music/Mabel+Matiz

yorum yazın » kategori Hayat by omurdenden at 23:05.

başa dön

Çarşamba, Haziran 10th, 2009

yaz geldi

yapış yapış olmaya başladığın an yaz gelmiş demektir. odaklanma problemi, kendini bilmezlik, yorgunluk, bitkinlik vb belirtiler gösteriyorsa bünye, yapılacak şey bellidir;

hemen bir uçak bileti alınır, izmire kaçılır. oo ye

4 yorumlar » kategori Hayat by omurdenden at 20:43.

başa dön

Pazar, Nisan 19th, 2009

well..

From nowhere, a Cheshire cat appeared in the tree and asked Alice, “Can I help you?”
Alice said, “Yes please. I’m lost and need to know which road I should take.”
The Cheshire cat asked, “Where are you going?”
Alice said, “Gee, I don’t know!”
“Well,” said the Cheshire cat, “then it doesn’t matter which road you take.”

1 yorum » kategori Hayat by omurdenden at 21:53.

başa dön

Cuma, Nisan 17th, 2009

Modern Adımlarla

en son ne zaman yüzdü plastik ördeğin
köpüklerin içinde kendini görünmez sanırken
benim kurşun askerim yaralı, pencere önünde
oynamayı bıraktı, pilli robotlara yenilince

sonra da dans edelim, modern adımlarla

en son ne zaman taç yaptın çiçeklerden
patikalarda dolanıp kendini prenses sanırken
güzel dudaklarına gülüşler zımbala
ben kalbimin üstüne bir çiçek dikerim

sonra da dans edelim…

yorum yazın » kategori Hayat by omurdenden at 9:04.

başa dön

Salı, Nisan 7th, 2009

Özet

Epeydir yazamadım, bu özet gibi olacak biraz.

Öncelikle, Redd’in yeni albümü 9′unda çıkıyor. Epeydir sabırsızlıkla bekliyorum. İlginç bir şekilde beklentileri çok yüksekte tuttular, bu benim için değil, herkes için geçerli. Umarım öyle olur. Hayal kırıklığı yaşamak her zaman için daha kötü.

Sonra..

web 2.0 dünyasındaki ilk mim’imi Pınar ‘dan yedim sanırım :)

Aslında Pınar’la tanışmamızın garip hikayesini anlatmak isterdim ama çok uzun, şimdi o detaya girmiyim. Neyse..

Neymiş bu mim?

“Anlatın bana bakıyım neler yaptınız siz çocukken , haylaz mıydınız? Durgun muydunuz? Sümüklü müydünüz? Oyunbozan mıydınız? Gıcık mıydınız? Hileci miydiniz?”"

Ben sümüklü falan değildim. Hile de yapmam hiç oyunlarda, sevmem.

Çok inatçı bir çocuktum evet, büyüdükçe bu inadım azaldı, nasıl oldu bilmiyorum. Çok oyun oynardım. . Ana sınıfına da gitmedim o yüzden. İp atlama konusunda çok iddalıyımdır ayrıca. Ciddi ciddi. Bildiğin sokak çocuğu gibiydim Denizli’de. En sevdiğim şeyler de inşaatta oynamak ve taş ve kumdan baraj yapmaktı. Ama hiç inşaat mühendisi olmak istemedim. Hayatımda bir kere bile doktor olucam da demedim, çöpçü olucam dememe rağmen.

Çocukluk dediğin çok uzun bişey, çok da güzel. Buraya yazmak hem uzun, hem de kıyamam :)

Haftasonu İzmir’deydim. Pınar’a ayrıca teşekkür ederim. Çok eğlendim. Hem cumartesi çılgınlıklarında, hem de pazar günü sakin geçen Güzelyalı gezilerimizde. Sayende yıllardır görüşmediğim arkadaşımla da geyik yapma fırsatı buldum. Geyiklerini özlemiş miyim? Haaaaaayıııır :P İnsan hiç mi değişmez.. o defteri bulursam yırtıp atıcam zaten hehe. Ayrıca tencere ve kapak olduğunuzu Opus gecesinde çok iyi anladım. teşekkür ederim :)
İzmir’den dönesim gelmedi. Güzel yer. Daha güzel olabilirdi herşey.. Yine de güzel biyer. Arayı çok uzatmak olmaz..

Bu kadar.

3 yorumlar » kategori Hayat by omurdenden at 21:46.

başa dön

Cumartesi, Mart 21st, 2009

Nem

Nem - Kristalize /
İlk albümde çok farklı. Beirut’un eski ve yeni albüm arasındaki fark gibi. Daha elektronik, daha futuristik. Eski albümü tercih ederim.

4 yorumlar » kategori Hayat by omurdenden at 23:24.

başa dön

Perşembe, Şubat 26th, 2009

1 gün

dsc00599.JPG

Her gün rutin aslında. Mesela her sabah beşiktaş’a kadar yürümek istemiyorum. Beşiktaş’ın heryerini seviyorum ama, her sabah oraya yürümek zorunda olmam beni deli ediyor. Her sabah ya fırına girecek olmam ,ya da simitçiye girecek olmam… Bugün bu “olmam”‘a inat bişey almadım. Yemedim bişey. İnadım da kimeyse artık, aç kalan ben oldum.

Mesela her sabah servise aynı kişilerle binmem, her sabah aynı insanlarla karşıdan karşıya geçmem, fotokopicide çalışan çocuğun kardeşinin her sabah kahvaltı yapacağı kafeye girerken gözümün içine bakması ( evet gıcık oluyorum sana kırmızı montlu kız),  servise binişim, kulaklığı takıp moduma göre müziği açmam, köprüye doğru ilerleyiş…
dsc00608.JPG

Önümdeki adamın ısrarla her sabah aynı gazeteyi okuması (halbuki ne kadar normal), benim ısrarla ara sayfalardaki haberleri o gazeteden takip ediyor olmam… köprüya yaklaşırken ortaköydeki dev recep ivedik bilboardına gözümün takılması, her sabah ısrarla takılması… pfizer’in çatısında kahvaltı yapsam ne güzel olur diye iç geçirmem… ortaköy sahilde gevrek(evet gevrek) ve çayla güne başlama isteği… Sabah rutinini nasıl bozabilir ki insan? Bunu beceremedim bi türlü.

Seydahmet var bir de. Öğleden beri taksimde, her gün olduğu gibi.  Harçlığını, doşmuş parasını ve cicibebe parasını çıkarttığında dönecek evine. “Abi, bir insan bir günde 1 cicibebe nasıl yer” diyor… “ben 3 paket süt içermişim küçükken…”

Zeki, farkında ve çalışkan, belli. Babası içerde, yarın onu ziyarete gitmek zorunda, okula da gidemicek o yüzden. Bilgisayar mühendisi olmak istiyor, kendi oyununu kendi yapıcak. Şu oyun güzelmiş, bu oyun kötüymüş demek zorunda kalmayacak. Bilgisayarı yok ama aterisi var evde. Mario oynuyor.

Çorba istiyor. En güzeli o. Koyucaksın acıyı..hem soğukta da iyi gelir. Ama biberi bol, karabiber de istiyor…

“Zor mu bilgisayar mühendisliği?”. Sen iste yeter ki. sakın bırakma okulu…

Bir de puding istiyor, onu da paket yaptırdı kardeşine.Dik tutuyor ki dökülmesin… Ekliyor bir de..  selpak isterlerse sizden aldığınızı gösterin, harçlık isterlerse de “sen bana harçlık ver” dersiniz…

Telefonunu alıyorum, arıcam seni,istediğin zaman ara. “ben seni ödemeli ararım zaten.” “sen sıkılınca ara beni” . “abi her sıkılınca da aranmaz ki” …

——-

Sen konuş 2 saat dertten tasadan, sonra biri gelsin yanına, desin ki gözleriyle “senin derdin bu mu be abi? ” işte ben de onu demek istiyorum Eylem. koy .ötüne :)

3 yorumlar » kategori Hayat, Fotoğraf by omurdenden at 2:42.

başa dön


...

© Ömürden’den | Powered by WP 2.0.5. | Tree by Headsetoptions a minimal theme based on HyperBallad | Ingredients: XHTML + CSS | Top