Salı, Ağustos 4th, 2009
bir sır var gülüşünde
mevsimlerden sonbahar bağ bozumu iklim şarap
yapraklar yeni düşmüş yüreğimde ince sızı
teselli eder beni karafakim dolu rakı
izmirde gurup vakti nikriz zeybek çalar..
Salı, Ağustos 4th, 2009
mevsimlerden sonbahar bağ bozumu iklim şarap
yapraklar yeni düşmüş yüreğimde ince sızı
teselli eder beni karafakim dolu rakı
izmirde gurup vakti nikriz zeybek çalar..
Salı, Temmuz 28th, 2009
Gazetelerde 3. sayfaya haber olmak çok kolay bişey.
Gerekli malzeme;
1 adet ev sahibi,
1 adet kiracı.
o kadar.
Salı, Temmuz 28th, 2009
web 2.0 manyağıyım. Twitter’ın şu başarısını anlayamayışım, ilk okul 5 teki çocuğun çarpım tablosuna mal mal bakışından farksız…
Salı, Temmuz 7th, 2009
Last.fm’de birçok kez rastlamıştım aslında bu fotoğrafa. Hem sanatçı olarak, hem bazı kullanıcıların profillerinde yorumlarda.. Dikkat çekici ve akılda kalıcı bir çizim olsa da zahmet edip dinleme gereği duymamıştım. Halt etmişim.

Nasıl olduysa girdim bu sefer MySpace sayfasına
Nasıl anlatsam bilemiyorum. Sözlerden mi başlamalıyım, müzikten mi, amatör kaydın insana verdiği huzurdan mı, bende bıraktıklarından mı… 90′larda çocukluğunu geçiren, türk pop müziği dinleyen, o müziğin nerelerden bugünlere geldiğini bilen ve takip eden biri olarak; beni alıp o yıllara götüren, o duru sesiyle kalbimin en derinlerine işleyen Mabel… Uzay Heparı’ya olan saygısı ve özlemi bile neden sende çok şey bulduğumun özetidir.
Şüpheli Şarkının Şairi, ve Arafta’yı dinleyip kendinizi bırakın.
Çarşamba, Haziran 10th, 2009
yapış yapış olmaya başladığın an yaz gelmiş demektir. odaklanma problemi, kendini bilmezlik, yorgunluk, bitkinlik vb belirtiler gösteriyorsa bünye, yapılacak şey bellidir;
hemen bir uçak bileti alınır, izmire kaçılır. oo ye
Pazar, Nisan 19th, 2009
From nowhere, a Cheshire cat appeared in the tree and asked Alice, “Can I help you?”
Alice said, “Yes please. I’m lost and need to know which road I should take.”
The Cheshire cat asked, “Where are you going?”
Alice said, “Gee, I don’t know!”
“Well,” said the Cheshire cat, “then it doesn’t matter which road you take.”
Cuma, Nisan 17th, 2009
en son ne zaman yüzdü plastik ördeğin
köpüklerin içinde kendini görünmez sanırken
benim kurşun askerim yaralı, pencere önünde
oynamayı bıraktı, pilli robotlara yenilince
sonra da dans edelim, modern adımlarla
en son ne zaman taç yaptın çiçeklerden
patikalarda dolanıp kendini prenses sanırken
güzel dudaklarına gülüşler zımbala
ben kalbimin üstüne bir çiçek dikerim
sonra da dans edelim…
Salı, Nisan 7th, 2009
Epeydir yazamadım, bu özet gibi olacak biraz.
Öncelikle, Redd’in yeni albümü 9′unda çıkıyor. Epeydir sabırsızlıkla bekliyorum. İlginç bir şekilde beklentileri çok yüksekte tuttular, bu benim için değil, herkes için geçerli. Umarım öyle olur. Hayal kırıklığı yaşamak her zaman için daha kötü.
Sonra..
web 2.0 dünyasındaki ilk mim’imi Pınar ‘dan yedim sanırım :)
Aslında Pınar’la tanışmamızın garip hikayesini anlatmak isterdim ama çok uzun, şimdi o detaya girmiyim. Neyse..
Neymiş bu mim?
“Anlatın bana bakıyım neler yaptınız siz çocukken , haylaz mıydınız? Durgun muydunuz? Sümüklü müydünüz? Oyunbozan mıydınız? Gıcık mıydınız? Hileci miydiniz?”"
Ben sümüklü falan değildim. Hile de yapmam hiç oyunlarda, sevmem.
Çok inatçı bir çocuktum evet, büyüdükçe bu inadım azaldı, nasıl oldu bilmiyorum. Çok oyun oynardım. . Ana sınıfına da gitmedim o yüzden. İp atlama konusunda çok iddalıyımdır ayrıca. Ciddi ciddi. Bildiğin sokak çocuğu gibiydim Denizli’de. En sevdiğim şeyler de inşaatta oynamak ve taş ve kumdan baraj yapmaktı. Ama hiç inşaat mühendisi olmak istemedim. Hayatımda bir kere bile doktor olucam da demedim, çöpçü olucam dememe rağmen.
Çocukluk dediğin çok uzun bişey, çok da güzel. Buraya yazmak hem uzun, hem de kıyamam :)
Haftasonu İzmir’deydim. Pınar’a ayrıca teşekkür ederim. Çok eğlendim. Hem cumartesi çılgınlıklarında, hem de pazar günü sakin geçen Güzelyalı gezilerimizde. Sayende yıllardır görüşmediğim arkadaşımla da geyik yapma fırsatı buldum. Geyiklerini özlemiş miyim? Haaaaaayıııır :P İnsan hiç mi değişmez.. o defteri bulursam yırtıp atıcam zaten hehe. Ayrıca tencere ve kapak olduğunuzu Opus gecesinde çok iyi anladım. teşekkür ederim :)
İzmir’den dönesim gelmedi. Güzel yer. Daha güzel olabilirdi herşey.. Yine de güzel biyer. Arayı çok uzatmak olmaz..
Bu kadar.
Cumartesi, Mart 21st, 2009
Nem - Kristalize /
İlk albümde çok farklı. Beirut’un eski ve yeni albüm arasındaki fark gibi. Daha elektronik, daha futuristik. Eski albümü tercih ederim.
© Ömürden’den | Powered by WP 2.0.5. | Tree by Headsetoptions a minimal theme based on HyperBallad | Ingredients: XHTML + CSS | Top