Çarşamba, Mayıs 7th, 2008
kim mutlu ki?
“aşk, ocakbaşında oturmaya benziyor. ateşine rağmen, bile bile oturmaya benziyor. terleyerek, ateş basarak ve asla yerinden kalkmayarak yaşamaya benziyor,” dedi.
güldük.
“kalkalım mı?” diye sordu.
kalktık.
o gecenin üzerinden üç mü, beş mi ne, geçti bir zaman işte.
küs değiller hala. ikisi de yaralıydı ama, kadınınki daha derindir galiba. ya da ben onun yarasından damlayanları gördüm, o yüzden öyle sanıyorum…
buluştular, konuştular, kendilerine yeni yollar buldular. sonra evet, alıştılar…
mutluluk mu?
kim mutlu ki?
i.aydın
