Yil 98, lise 2... Sayin Rasuloglu hocamizin (ismini hatirlayamiyorum) arabasini dershane cikisi cinar arasokaklarda gorduk ve ismini bagira bagira dolasiyoruz. (Mubalaga degil, Kanin beyinde olmamasindan mutevellit niye bagiriliyor kimse bilmiyor ... Derst beni tahtaya soru cozmeye davet ediyor. (evet davet ediyor... Kazigin sadece ucu ince ve naziktir) kisik sesle bir sorusuna cevap verince kabalarimda tekmesini hissediyorum... ``Cinarda bagirmasini biliyon ama``
Metin Balın bi gün bahçede nöbet tutarken, bi öğrenci grubu gelir hocam niye siz burda nöbet tutuyosunuz diye sorarlar ve bomba cevap gelir :D çocuklar sakın eğitim fakültesinde okumayın, sonra gelir öğrencileriniz böyle soru sorar cevap veremezsiniz :D ne adamdı ya...
O yıllarda bir klasik haline gelmiş TEV-DAL liseler arası basketbol final maçı öncesi soyunma odasında son hazırlıklar yapılmaktadır. Herkes heyecandan bir köşede susmuş ve konsantre olmaya çalışmaktadır bu hali farkeden takım kaptanı(namı deger kaptan magara adamı) seslenerek takımın toplanmasını ister. Derken başlar konuşmaya: -Beyler ben bir çok final gördüm çogunu kazandık ama birşey bilirim ki final maçlarına duasız çıkılmaz.(O anda takımdaki herkes kaptanın bir tek bile dua bilmediğinden emin.) Herkeste bir şaşkınlık ve dumur. Derken toplanın etrafıma havluları kafaya geçirin ve yuvarlak oluşturun der. İstedikleri tarafımızca yapılır. Artık dua başlamalıdır ve başlar: -Elham-ı dürüsüyle, kızları sürüsüyle, her gece birisiyle , yatmayı nasip eyle yarabbi -Aminnnnn!!! Bütün takım gülmekten yerlerde sürünmektedir fakat işe yaramıstır kimsede heyecandan eser kalmamıstır.
Lise sondayız, ikinci dönem, test çözme zamanları. Tenefüsün sonuna doğru bir haber yayılır tüm okula, tuvalette biri inanılmaz bir eser bıraktı, atlar yanında halt etmiş diye . Duyan erkekler tuvaletine akın ediyor ama koridor nöbetçisi Okursoy hocam olayı farketti ve tuvaletin önünden herkesi çevirdi: "Mühendis olacaksınız, uğraşmayın böyle şeylerle, gidin testlerinizi çözün hadi" lafıyla .
Lise son sınıfta metin hocanın kazık soruları karşısında sınıfta kopya çekme girişimleri başladı. Bu olaya metin Hocamın tepkisi -Kızım, oğlum, vesaire susun!
Yanımda oturan Memduh iyice yayılmış, bir kol benim sandalyemin arkasında, bana doğru eğilmiş, yaslanmış. Metin hocam da klasik arkaya voltaları sırasında yanıma gelince Memduh'a: "Evladım tek sıraya otur"
Okulda yine ceketsiz olduğum bi gün. İsmet Özer'in yani bizim meşhur köftenin biyoloji sınavına giricez. Hoca ceketsiz olduğumu görünce, o gün laf edeceği tuttu; "ibrahim, senin çeketin (ç'ye dikkat:) ) nerde, giy çeketini" dedi. Ben de kalorifer dibindeyim zaten, "sıcak hocam ya ne ceketi" dedim. Köftenin cevabı... - Sıcağımış, istersen donunu da çıkar.
Memduh arkadaşımız evde Metin Hoca'nın yaptığı bir hatayı bulmuş gelmiş.Hoca tekrar çözdü,düzeltti. Sonra ağır hareketlerle.. "Afferin evladım..afferin..artık bir yıl inmez..."
Sağlık sınavı,İsmet Özer.. Fitilin sokulduğu yerin ismini unuttum,napıcağımı bilemedim.En sonunda hocaya sordum. -Hocam ismini unuttum :) Kafama yapıştırdı -Makat ulen,makat!
Derste Metin Balın var tahtaya bir problem yazdı.Arkadaşın biri de soruyu çözüp hemen cevabı yapıştırdı-bu tür haraketler mb 'nin tasvib etmediği hareketler-.MB arkadaşın yanına giderek buyurdu ki: 'Evladım biz bu soruyu 5 kişi eşit 2 gruba bölünüp 2 günde çözdük sen nasıl çözdün.'